|
TÖYK Başkanı'nın Mesajı
Ülkemizdeki ekonomik gelişmeler ve sık sık yaşanan krizler,
bizleri ekonomi kavramları ve terimleri ile ilgilenmeye, öğrenmeye,
önemlerini anlamaya yöneltti. Yaşadığımız krizlerden çıkabilmek
için daha çok para politikalarına dayalı, kısa vadeli çözümlere
odaklanmak, bizlerin günlük yaşamında bile, ekonomi hakkında
önemli bir farkındalık oluşmasına neden oldu. Döviz kurları,
dış ticaret açığı, iç/dış borç yükü, faiz dışı fazla gibi
kavramlara aşina olduk. Ancak krizlerin etkileri azalınca,
ekonomi biraz rahatlayınca, orta ve uzun vadeli tedbirleri
uygulamaya koymak yerine kriz öncesi uygulamalara dönmek,
ülkemizi kısır bir döngüye itti; giderek ağırlaşan krizleri
yaşadık.
Son krizden sonra gözlenen iyileşme karşısında aynı hataları
tekrarlamamak, orta-uzun vadeli çözümlere odaklanmak gerek.
Bu çözümler neler olabilir? Net bir cevap vermek gerekirse:
bilgi üreten, ürettiği bilgiyi teknoloji ve ekonomik faydaya
dönüştüren bir toplum yaratmak için ihtiyaç duyulan oyuncuları,
özellikle de bu konularda faaliyette bulunan kuruluşlarımızı
besleyen sistemi, "Ulusal İnovasyon Sistemi"ni geliştirmeliyiz.
Sözkonusu sisteme ilişkin tartışmaların toplumun günlük yaşamına
girmesinin yolu bu sistem hakkında farkındalık yaratmak ve
elde edilen başarıları toplumla paylaşmaktan geçmektedir.
Mevcut durumu değerlendirdiğimizde toplum olarak teknolojiyle
olan ilişkimizin, yukarıdaki farkındalığın gerektirdiği düzeyde
olmadığını görüyoruz. Günlük hayatta teknolojiyi kullanan
hatta tüketen bir toplumuz. Kişinin yaşamı için vazgeçilmez
olan barınma, beslenme vb ihtiyaçların karşılanmasını gözetmek
yerine, en yeni teknolojileri içeren mobil telefonları televizyonları
ve benzeri araçları kullanmayı seviyoruz.
Ama kullandığımız teknolojinin kaynağına, ülkemizde geliştirilip
geliştirilmediğine, bunun ülke ekonomisine, kişisel refahımıza
olan etkilerine dikkat etmiyoruz, irdelemiyoruz. İhracatımızın
on yıl önce hayal edemediğimiz seviyelere ulaşmasını keyifle
izliyoruz, katkıda bulunuyoruz ama bunu başarırken malzeme,
yarı mamul, yatırım malları girdilerinin çoğunu ithal ettiğimizi,
bunun dış cari işlemler açığımızın artmasında belki de en
önemli etken olduğunun yeterince farkına varmıyoruz.
Yakın zamanda devletimizin belirlediği; "2010 yılına kadar
toplam AR-GE harcamalarını GSMH'nın %2'sine çıkarmak" ve "AR-GE
harcamaları içindeki özel sektör payını %50'ye çıkarmak" hedeflerine
ulaşmak için, Ulusal İnovasyon Sistemimizin geliştirileceğine
inanıyoruz. Tüm eksiklere rağmen, Araştırma, Teknoloji Geliştirme
ve İnovasyon faaliyetlerine zaman ve para olarak kaynak ayıran,
bu sayede hem ulusal hem de uluslararası pazarlarda başarı
öyküleri yaratan özel sektörümüzün varlığı da, kuşkusuz bu
inancımızı pekiştiriyor.
TÜBİTAK, TTGV ve TÜSİAD tarafından düzenlenen Teknoloji Ödülleri,
şirketlerin başarı öykülerini toplumun gündemine taşıyarak,
başarının altına imza atan bu şirketleri teşvik etmek, toplumumuzda
Araştırma, Teknoloji Geliştirme ve İnovasyon konusunda farkındalık
yaratmak ve diğer şirketlerimizi de harekete geçirmek amacını
taşımaktadır. Teknoloji Ödülleri bu amacı gerçekleştirirken
bu yarışa girmeye cesaret eden şirketlerimize, kendilerini
benzerleri ile kıyaslamalarına olanak sağlayarak daha mükemmele
ulaşma konusunda fırsatlar yaratmaktadır.
Bu alanın öncüleri olan sizleri bu yarışa katılmaya davet
ediyor ve başarılar diliyorum.
Teknoloji Ödülü Yürütme Kurulu Başkanı
<< Basin Bültenlerine geri dön
|